"Enter"a basıp içeriğe geçin

Save the World – Planet Earth

Bundan sonra Ecom World’de iklim değişikliği ve ona karşı verilecek mücadele hakkında daha çok içerik yayınlanacak. Buna, konu hakkında bir oyun ile başlıyoruz.

Android ortamında Save the World – Planet Earth adlı mobil oyun, iOS tarafında ECO inc. Save the Earth Planet adıyla yayınlanmakta. Oyunun yakın zamanda isim değiştirmesiyle ortaya çıkan bu durum, yakın zamanda giderilecektir diye düşünüyorum.

GameFirst Mobile tarafından geliştirilen oyundaki amacımız, iklim değişikliği ve diğer çevresel felaketleri durdurmak. Oyunun amacı sadece eğlenmek değil, öğretici olmak ve bilinçlendirmek de başlıca amaçlar arasında. Bu nedenle bu tarz bir oyunun yapılmış olması beni çok sevindirdi.

Peki bu nasıl bir oyun? Oyunun oynanış tarzı, harita üzerinde gelen puanları toplamak ve yeni politikaları devreye sokmak ve bu arada acil müdahale edilmesi gereken bazı gelişmelere de müdahale etmek.

Plague Inc. oyununu duymuşsunuzdur. Oyundaki amacımız bir hastalık yaratmak ve tedavi bulunamadan insanlığı yok etmekti. Oyunun oynanış tarzı, mobil oyun piyasasında oldukça kullanışlı ve dikkate değer bulundu. Bu tarz üzerinden bambaşka oyunlar yapıldı. Kiminde bir uzaylı istilasını yönettik, kiminde isyancı bir grubu bir ülkenin başına geçirmeye çalıştık. Kiminde ise yeni bir dini dünyaya egemen kılmaya çalıştık.

Felaket senaryoları

Save the World – Planet Earth oyununda ise aynı oynanış dinamiklerinden faydalanarak gezegenimizi kurtarmaya çalışıyoruz. Oyunda farklı çevresel felaket senaryoları var:

  • Dünyayı Kurtar: Standart senaryo. Bütün çevresel felaketlerin eşit oranda bulunduğu bir senaryo.
  • Denizlerdeki Tehlike: Bu senaryoda deniz ekosisteminin çöküşüne, deniz canlılarının amansızca yok edilmesine karşı mücadele ediyoruz.
  • İklim Krizi: Bu senaryoda ise iklim değişikliğine karşı mücadele ediyor, küresel ısınmayı durdurmaya çalışıyoruz.
  • Hayvanların Çığlığı: Bu senaryoda hayvanların avlanmasını durdurmaya ve yok olma tehdidi altındaki türleri kurtarmaya odaklanacağız.
  • Susuzluğun Eşiğinde: Ve son senaryoda su krizine çözüm bulacağız, kuraklığı durduracağız.

Şu âna kadar bu senaryolardan üçü oynanabilir hâle getirildi. Hayvanların Çığlığı ve Susuzluğun Eşiğinde senaryoları hazır olduklarında güncelleme ile oynanabilir hâle gelecek.

Bir senaryoyu yüksek zorluk seviyesinde tamamladığımızda bir sonrakinin kilidi açılıyor. Her senaryoda bir çevresel felaketin ağırlığı daha yüksekken ona göre ek projeler de bulunuyor.

Oyuna bir merkez bölge seçerek başlıyoruz.
Oyuna bir merkez bölge seçerek başlıyoruz.

Dünyayı kurtarmak

Oyunda harita yedi bölgeye ayrılıyor: Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avrupa, Afrika, Asya, Rusya ve Okyanusya. Rusya’yı ayrı bir kıta gibi ele almışlar. Öte yandan, haritanın altında kalmasından olsa gerek Antarktika kıtasına oyunda yer verilmiş.

Her bölgenin çevre göstergeleri başlıklar altında toplanmış: Toprak, hayvanlar, ormanlar, balıklar, okyanuslar, iklim, tatlı su kaynakları ve atmosfer. Ayrıca her bölgenin acilen çözülmesi gereken bir takım sorunları var. Küresel ısınma, kaçak avlanma, fabrikalar, aşırı balık avcılığı, tatlı su kaynaklarının kirletilmesi, atık kirliliği gibi sorunlar da durumu daha kötü hâle getiriyor.

Bir projeyi uygulamaya koyduğunuzda proje, bir çevre göstergesini iyileştirmeye başlarken acil bir sorunu da çözüyor. Bazı projeler birden fazla göstergeyi iyileştirebiliyor. Mesela ormanların korunması projesi, sadece ormanları değil, iklimi de iyileştiriyor ve küresel ısınma acil sorununun çözülmesine katkı sağlıyor. Kıyı şeritlerinin temizlenmesi projesi ise aynı zamanda atık kirliliği acil sorununun çözümüne katkıda bulunuyor.

Her bölgenin göstergeleri ve acil sorunları birbirinden farklı ve aynı zamanda kamuoyu desteği de farklı. Ana bölgemizde kamuoyu desteği çok iyi bir seviyede ama diğer bölgelerde durum aynı değil. Bir bölgede kamuoyu desteği ne kadar düşükse projelerin uygulanması da bir o kadar gecikiyor.

Bu çok önemli bir ayrıntı. Çünkü göstergeler arasında bir bağlantı var ve çevresel felaketler zincirleme bir şekilde artıyor. Zaman içinde birbirlerini arttırıyorlar. Bu nedenle elimizi çabuk tutmalı ve sorunları hızlıca çözmeliyiz. Çok geç kalırsak tüm projeleri uygulamış olsak bile bazı sorunlar çözülmemiş olarak kalıyor. Oyunda bütün bölgelerde ekolojik çöküş gerçekleştiğinde oyunu kaybetmiş oluyoruz. Fakat amacımıza ulaşabilirsek ekolojik denge ortaya çıkıyor ve %100 seviyesine ulaştığımızda oyunu kazanıyoruz.

Kamuoyu desteğini arttırmak için gönüllülerin sosyal medyada yerini alması, yeşil internet ağı kurmak, çevre televizyonu kurmak gibi projeler uygulamamız gerekiyor.

Dünya bölümünde topraklar, ormanlar ve iklim ile ilgili projeler uyguluyoruz.
Dünya bölümünde topraklar, ormanlar ve iklim ile ilgili projeler uyguluyoruz.

Güncel olaylar ve acil müdahale ekipleri

Fakat işimizi zorlaştıran başka şeyler de var. Bunlardan birincisi acil müdahale ekiplerimizle çözmemiz gereken olaylar. Bunlar, proje geliştirerek değil, gönüllüleri bölgeye göndererek çözebileceğimiz sorunlar.

Bazen bir bölgede ormanlar yanıyor ve oraya gönüllüleri gönderiyoruz. Denizlerde kaçak avcılar ortaya çıkıyor ve deniz gönüllülerini seferber ediyoruz. Karadaki kaçak avcılar ise ayrı bir grup olan hayvan gönüllerinin alanı.

Eğer gerekli projeler uygulamaya konulursa gönüllü ekipler sadece acil sorunları çözmekle kalmıyorlar, bulundukları yerde çevreye olumlu bir etkide bulunuyorlar ve kamuoyu desteğini de arttırıyorlar.

Bir sorun ortaya çıktıktan sonra gönüllülerin hızlıca oraya intikal etmesi ve sorunu çözmesi gerekiyor. Ne kadar geç kalınırsa sorun o kadar büyüyor ve çözülmesi de o kadar zorlaşıyor. Öte yandan çözüldükten sonra da daha fazla puan kazanıyorsunuz.

Oyunu zorlaştıran bir diğer konu da almanız gereken politik kararlar. Sık sık belirli gelişmeler yaşanıyor ve buna göre bize iki seçimden birini yapma şansı tanınıyor. Bu seçimlerin her birinin bazı avantaj ve dezavantajları var.

Bir örnek vermek gerekirse, açılan bir bilgi penceresinde şu satırlar yazıyor:

Orta Avrupa’daki hastaneler, yeni açılan bir grup termik santral yüzünden, nefes alma güçlükleri ve öksürük şikayetlerinde artış yaşandığını kaydetti. Bölgedeki çevre aktivistleri, bu santrallerin havayı çok ciddi bir biçimde kirlettiğinden şüphe duyuyor. Bağımsız bir inceleme kurulu oluşturulabilmesi için yerel makamlar veya bilim adamları ile temasa geçmek ister misin?

Eğer Avrupa Komisyonu ile temasa geçerseniz atmosferde beş puanlık bir iyileşme oluyor. Bilim insanlarıyla temasa geçerseniz kamuoyu desteği beş puan artıyor. Her seçim bu kadar basit değil. Başka seçimlerde ise para kaybı, kamuoyu desteği kaybı ya da çevresel göstergelerde düşüş söz konusu olabiliyor. Mesela çevresel göstergeleri iyileştirmek uğruna para veya kamuoyu desteği kaybı yaşamayı göze alabilirsiniz.

Bu politik seçimlerin etkileri bu kadarla sınırlı değil. Her seçim bir sonrakini de etkiliyor ve buna göre farklı bir konu karşınıza çıkıyor.

İlgili yazı: 2050’ye kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmak mümkün mü?

Oyun oynayarak çevreciliği öğrenmek

Buraya kadar Save the World – Planet Earth’ün nasıl oynandığı ile ilgili bilgiler verdim. Fakat bence bu oyunu dikkat çekici yapan şey, gezegenimizi kurtarmak için ne yapabileceğimiz hakkında ve ne gibi şeylere dikkat etmemiz gerektiği hakkında eğitici bir nitelikte olması.

Oynayarak öğrenmek de bence en güzel eğitim yöntemidir. Ben birkaç ders çıkardım. Onları sizinle paylaşayım:

  1. Çevresel sorunlar zincirleme şekilde birbirlerini etkileyebilirler. Tek bir soruna odaklı bir çevrecilik anlayışı etkisiz. Yani küresel iklim değişikliği, denizlerdeki kirlilik, su kıtlığı, hayvan türlerinin yok olma tehlikesi altına girmesi gibi farklı konulardan tek birine odaklanmak çözüm değil. Hepsini çözmek gerekiyor.
  2. Bütün çevresel sorunlar küreseldir. Yerel gibi görünen sorunlar aslında küresel çevre felaketinin yansımalarıdır. Tek bir bölgedeki sorunların üstesinden gelsek bile buna diğer bölgelerdeki sorunların üstesinden gelmek eklenmediği sürece o iyi durumdaki bölgede de göstergeler hızla kötüye gidecektir.
  3. Kamuoyu desteği çok önemlidir. Halkın desteğini arkanıza almadan başarıya ulaşamazsınız. Fakat halkın desteğini almak için doğru olanı söylemekten vazgeçmek de büyük bir yanlıştır. Yeri geldiğinde doğru olanı savunmak için bütün dünyayı karşınıza almaktan çekinmemelisiniz. Kamuoyu desteği kazanmak sizin amacınız değildir, amacınız dünyayı kurtarmaktır ve kamuoyu desteği ise bunun için bir araçtır.
  4. Bir çevre sorunu için attığınız bir adım, başka bir çevre sorununun da çözümüne katkıda bulunabilir. Dolayısıyla çevresel sorunların çözülmesi imkânsız değildir. Ağaç dikip ormanları iyileştirseniz hem orman ekosistemini iyileştirirsiniz, hem atmosferdeki karbondioksit miktarını azaltırsınız, hem de aşırı sıcakları azaltırsınız. Bunun gibi bir sürü örnek verilebilir.

İlgili yazı: Ecosia: Ağaç diken arama motoru dünyayı kurtarıyor

Ve bazı eleştiriler

Öte yandan oyunda bazı eksikler de var. Benim en çok dikkatimi çeken şey, politikaların yeterince kapsamlı olmaması, bazı konulara değinilmemesi. Mesela insanların daha çevreci bir yaşam ve beslenme tarzına geçmesi konusunda çok fazla şey yok. Bu konuda da bir şeyler eklenebilirdi.

Bir diğer konu da reklamlar. Elbette oyunun geliştiricileri reklamdan veya premium üyelik satışından gelir elde etmeliler. Bununla bir sorunum yok. Reklam izleyerek oyunu kolaylaştırma konusuna da itirazım yok. İnsanları reklam izlemeye teşvik etmek için iyi bir yol. Fakat gereğinden fazla da kolaylaştırmamak gerekirdi.

Reklamla ilgili bir başka sorun da bazı reklamların oyunun mesajına ters olması. Mesela kerestecilik şirketi yönettiğimiz, ormanları katlettiğimiz bir oyunun reklamına sık sık rastladım. Oyunun geliştiricileri, oyunun içinde gösterilecek reklamlara müdahale edebilmeli.

İlgili yazı: Anno 2070 ve çevresel sorunlara farklı yaklaşımlar

Şimdi harekete geçin

Save the World – Planet Earth oyunu sadece eğlendirmek ve eğitmekle kalmıyor, aynı zamanda harekete geçme çağrısında bulunuyor.

Oyunun giriş ekranında Greenpeace örgütünden “doğayı birlikte koruyalım” çağrısı var. Tıkladığınızda bağış yapabiliyorsunuz. Oyunun içinde de sık sık WWF (Dünya Yaban Hayatı Fonu) tarafından hazırlanmış bilgilendirici bildirimler alıyoruz.

WWF ve Greenpeace’i destekleyenler olduğu kadar onları eleştirenler de var. Bu konudaki tartışmalara yeterince aşina değilim, bu yüzden yorum yapamayacağım ama harekete geçmek gerektiğine eminim. İklim değişikliği ve diğer çevre felaketlerine karşı gezegenimizi kurtarmak için şimdi harekete geçin.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yorum yazın

%d blogcu bunu beğendi: