Aşı karşıtlarının en büyük silahı kendi karşıtlarıdır

Aşı karşıtlığı, içinde bulunduğumuz pandemi koşullarında bile (hatta özellikle de bu koşullarda) virüs gibi hızlı yayılıyor gibi görünmekte. Twitter’da açılan bir aşı karşıtı hashtag için on binlerce ve hatta yüz binlerce tweet atılıyor. Peki aşı karşıtları gerçekten göründüğü kadar etkili mi? 

21. Yüzyılda aşı karşıtları 

21. Yüzyılda olmamıza rağmen hâlâ çok güçlü bir bilim karşıtlığı dünyada var ve hatta güçleniyor gibi görünüyor. Evrim Teorisinin bir yalan olduğuna inananlar hâlâ varlar. Dünya’nın düz olduğuna inananlar yeniden ortaya çıktılar ve sayıları artıyor gibi görünüyor. Her türden komplo teorisi önemli miktarda yandaş buluyor. İlaçların ve aşıların gerçekte hastalıklara karşı işe yaramadığına ve hatta insanlara karşı bir komplo olduğuna inananların da sesi son dönemlerde çok yüksek çıkıyor. 

Bu yazıda aşı karşıtları ve onların hiçbir bilimsel dayanağı olmayan görüşlerini çürütmeyeceğim. Bunu, popüler bilim yayınları, teyit siteleri, basına konuşan bilim insanları çok güzel yapmışlardır. 

Bu yazıda, aşı karşıtı insanlarla sosyal medyada tartışırken büyük bir hata yapan insanlar hakkında konuşacağım. Onların bu hatası sayesinde aşı karşıtları, gerçekte sahip olduğundan çok daha büyük bir etki alanı yaratabilmekte. 

Düşünce özgürlüğü mü? 

Elbette aşı karşıtlığının toplumdaki tabanının küçümsenmesi gerektiğini düşünmüyorum. Onların sayesinde Avrupa’nın ve Kuzey Amerika’nın gelişmiş ülkelerinde bile, uzun zaman önce yok olmuş hastalıklar yeniden ortaya çıktı. Onların sözüne inanarak çocuğunu aşılatmayan ve riske atan insanlar oldu. 

Aşı karşıtlığına, insanların kişisel düşünce özgürlüğü demek de konuyu hafife almak olur. Çünkü onların sözüne inanarak aşı olmayan ve bakmakla sorumlu olduğu kişilere de aşı yaptırmayan insanlar, kendilerini ve çevrelerindeki insanların hayatlarını büyük bir tehlikeye inanıyorlar. 

Uzaktan bir akrabamda bunu bizzat gözlemledim. Bu akrabam, Covid-19 virüsüne karşı 90 yaşın üstündeki annesi için randevu alıp annesini aşılatmadı. (O sırada bir süredir 65 yaş üstü kişilerin aşılanmasına başlanmıştı) Çünkü sosyal medyada her gün gördüğü aşı karşıtı propagandaya inanmıştı. Bir süre sonra hem kendisi hem de annesi Covid-19 virüsüne yakalandı. Annesi hastalığı çok ağır geçirdi ölümün kıyısından döndü. 

Eğer annesi ölseydi ona aşılar hakkında yalan söyleyenler sorumluluk alacak mıydı dersiniz? Aşı karşıtları, kendilerine inanıp aşı yaptırmayan ve hayatını kaybeden insanlar hakkında herhangi bir sorumluluk almazlar. Bu yüzden bu bana bir düşünceyi özgürce ifade etmek gibi görünmüyor. Ehliyetsiz bir sürücünün kırmızı ışıkta geçip, bir yayayı ezip arkasına bakmadan kaçması gibi görünüyor. 

Aşı yaptırmak kişisel bir tercih değil 

Aşı yaptırma tercihinin bireysel bir tercih özgürlüğü olduğuna da katılmıyorum. Burada söz konusu olan hastalık ölümcül olmanın yanı sıra bir de bulaşıcıysa sizin “aşı olmama” bireysel kararınız sadece sizi etkilemekle sınırlı kalmıyor. Aşı olmazsanız sadece hastalığı kapmakla kalmazsınız, onu çevrenizdeki insanlara da büyük olasılıkla bulaştırırsınız ve ölümlere neden olabilirsiniz. Bu yüzden bu konudaki tercihinizi kişisel bir tercih değil, toplumsal bir tercih olarak görmelisiniz. 

Covid-19 virüsünün yayılmasını durdurmak için kişisel çözümler değil, toplumsal bir çözüm gerekiyor. Ve bu çözüm de kitlesel bir bağışıklıktır. Nüfusun çok büyük bir kısmı aşılanırsa virüs durdurulabilir. Eğer konuyu toplumsal boyutuyla ele almazsak, “isteyen aşı olsun, kendisini korumaya alsın, diğerleri kendi bilir” dersek pandemiyi durduramayacağımız gibi aşı olanları bile koruyamayız. 

Çünkü virüs evrimleşmeye devam ediyor. Yeni varyantlar ortaya çıkıyor. Daha hızlı yayılan, daha ölümcül, aşıları atlatabilen, ilaçların etki edemediği ve hatta testlerde tespit edilmesi daha zor varyantlar, pandemiye karşı bütün mücadeleyi en başa sarabilir ve daha çok insanın ölmesine neden olabilir. Şu âna kadar ortaya çıkmış olan varyantlar bu konuda tüm insanlığa bir uyarıdır. 

İlgili yazı: Folding@home: Koronavirüsle mücadelenin görünmez kahramanı

Bu yüzden virüs daha fazla yayılmadan, evrimleşmeden ve yeni varyantlar üretmeden yok edilmeli. Bu nedenle aşı yaptırma tercihinin bireysel bir konu olarak ele alınması gerektiğini düşünmemeliyiz. 

Aşı karşıtları ve manipülasyon yöntemi 

Bir tartışma sürecinde fikirlerinizin doğruluğu kadar, hatta belki ondan da fazla önemli bir şey vardır: Tartışma yönteminiz. 

Eğer yönteminiz yanlışsa, söyledikleriniz ne kadar doğru olursa olsun kaybetmişsinizdir. Siyasi konularda da bilimsel konularda da ve diğer her türlü konuda bunu görebilirsiniz. 

Twitter’da ne zaman bir aşı karşıtı hashtag görsem, aşı karşıtları ne yazmışlar diye tıklayıp yazılanları okurum. Okumadan önce 100.000’den fazla tweette o hashtagin kullanıldığını görürüm ve aşı karşıtı kitlenin ne kadar büyüdüğü ve etkili hâle geldiği hakkında endişe duyarım. 

Fakat okuduğumda hep şunu görürüm: O hashtagde yazan tweetlerin önemli bir çoğunluğu, aşı karşıtı olmayan ve hatta aşı karşıtlarına karşı mücadele eden insanlar tarafından atılmıştır. 

Aşı karşıtları, internet trollerinin yıllardan beri başarıyla kullandığı bir yöntemi kullanırlar: Tepki çekmek! Olumlu ya da olumsuz olması fark etmez, sadece tepki çekmek. 

Bir grup aşı karşıtı Twitter’da hashtag açarlar, attıkları ve atabilecekleri en fazla 5.000 tweet olsun. Bu sayede gündeme ancak son sıradan girebilirler ve orada çok kısa süre kalabilirler. Fakat onlara cevap vermek için tweet atanlar da onlara karşı seslerini duyurmak için aynı hashtagi kullanırlar ve atılan tweet sayısı kısa sürede 100.000’i geçer, gündemin ilk sırasına kadar yükselir. 

Benzer bir şeyi Ekşi Sözlük’te de görebilirsiniz. Bir kişi aşı karşıtı bir başlık açar ve bir entry girer. Ona destek verenlerle birlikte en fazla 15-20 entry girilir. Bu, gündemin en üst sırasına çıkmaya yetmez ama onlara cevap vermek isteyenler aynı başlık altına 500-600 entry girerler ve başlık gündemin en üst sırasına çıkar. 

Sonuç olarak küçük bir çevre, kendileriyle aynı fikirde olmayan kalabalık bir kitleyi manipüle etmiş, onları kendi sesini duyurmak için kullanmayı başarmıştır. Böylece bu iki grubun dışında kalan kararsız kitleye sesini duyurur. Normalde beş kararsızı etkileyebilecekse, yukarıda özetlediğim yöntemle 500 kararsızı etkileyebilir. Onlar, bilime güvenen insanları değil, kararsız ve konu hakkında yeterince araştırma yapmamış kişileri hedefler. 

Onlara cevap veren insanlar, söylediklerinde ne kadar haklı olurlarsa olsunlar iki büyük hata yapmışlardır ve bir şeyleri değiştirmeliler: 

  1. Aşı karşıtları, tartışma yoluyla ikna edilemez. Çünkü onların bir kısmı alenen yalan söyler, bir kısmı da yalana körü körüne inanır. Onları etkilemek yerine, kararsızları etkilemeye çalışmalısınız. 
  1. Onların belirlediği sahada onlarla mücadele ederseniz kaybedersiniz. Onların belirlediği Twitter hashtagini kullanarak ya da onların Ekşi Sözlük’te açtığı başlığa yazarak sadece onların propagandasına alet olursunuz. Twitter’da kendi hashtaginizi belirleyin ve oradan cevap yazın. Ekşi Sözlük’te onların açtığı başlığa yazmak yerine kendiniz bir başlık açın. Onların sahasına gitmeyin, onlar sizin sahanıza gelsin. 

Ve son olarak, Covid-19 aşınızı yaptırmayı ihmal etmeyin. Randevu almak için buraya, aşılar hakkında bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.