E ticarette pazar yeri kavramına giriş

E ticaretle yeni ilgilenmeye başlayanlar, kısa süre içinde şunu fark edeceklerdir: E ticaret sitelerinin farklı türleri vardır. Bu türlerin farklı özellikleri, hedef kitleleri vardır. E ticarette satış yapacaksanız ya da bir e ticaret sitesinden alışveriş yapacaksanız aralarındaki farklı bilmeniz gerekiyor. Bu yazıda bu site türlerinden biri olan çevrimiçi pazar kavramı ile e ticarette pazar yeri ne demek, bunu irdeliyoruz.

E ticarette pazar yeri kavramı ne anlama geliyor?

Öncelikle gerçek hayattaki pazar yerlerinin ne olduğuna bir bakalım. Pazar yerleri, tek bir satıcının olmadığı, çeşitli satıcılara ve tabii ki bütün müşterilere açık yerlerdir.

Pazar yerlerinde çok sayıda satıcı, ürünlerini getirir ve satarlar. Her ürünün tek bir satıcısı yoktur. Aynı ürün pek çok farklı satıcı tarafından müşteriye sunulur. Yani aynı çatı altındaki satıcılar birbirleriyle rekabet hâlindedir.

Semt pazarları buna güzel bir örnektir. Mekânın sahibi ilçe belediyeleridir. Satıcılar ve ürünler ise çok çeşitlidir. Her hafta gidip alışverişinizi yaparsınız.

Bakınız: E ticaret ve robotlar, semt pazarlarına da girdi

E ticarette pazar yeri de işte buna benziyor. Çevrimiçi pazar olarak ya da online pazar yerleri olarak da anılmaktadır. Bunlar e ticaret üzerine kurulmuş web siteleridir ama tek bir markanın ürünlerini satmazlar. Pek çok satıcı, ürünlerini bu web sitelerinde satışa sunar. Aynı ya da benzer ürün, bu web sitelerinde birden fazla satıcı tarafından piyasaya sürülebilir. (Tabii eğer patent koruması söz konusu değilse)

E ticarette pazar yeri türleri

Fakat çevrimiçi pazarlar sadece tüketiciyi hedefleyen B2C türünde olmak zorunda değildir. İkinci el ticaretin yapıldığı C2C ve şirketten şirkete ticaretin yapıldığı B2B türünde de olabilir.

Amazon, AliExpress, Trendyol, Hepsiburada, N11 gibi e ticaret siteleri B2C türünde pazar yerleridir. Bu sitelerde, sitenin sahibi olan şirketin kendisinin yanı sıra çok sayıda satıcı faaliyet göstermektedir. Satıcıların her biri birer işletmedir.

eBay ve GittiGidiyor, C2C türünde pazarlardır ama sonra B2C’yi de kapsar hâle gelmişlerdir. Sahibinden ve LetGo ise ağırlıklı olarak C2C türündedir. Burada satıcılar genellikle işletme değillerdir ve ürünler ikinci eldir. El yapımı ürünlerin olduğu web siteleri de bu kategoriye girer. Mesela Zeos Store.

Bir de şirketlerin toptan alım yaptığı, hatta kendisine özel üretim yaptırdığı, anlaşmalar imzaladığı ve buna şekillendirilmiş özelliklere sahip olan B2B, yani işletmeler arası e ticarette pazar yeri siteleri vardır. Bu alanda ilk akla gelen örnek Alibaba‘dır. Ve ayrıca onun alternatifleridir.

Elbette pazar yeri sahibinin kendisi de satıcılık yapabilir. Amazon bunu yapıyor. Kendi markalarına da sahip olmasına rağmen Trendyol pazaryeri sayılır. Farklı markaların ürünlerini bizzat kendisi de sattığı için Hepsiburada pazaryeri sayılır.

Çevrimiçi pazarların avantaj ve dezavantajları

Bazı satıcılar, kendileri için bir e ticaret sitesi kurmak yerine çevrimiçi pazar sitelerinde faaliyet gösterirler. Bazıları ise her ikisini birden yaparlar. E ticarette pazar yeri sitelerinde faaliyet gösteren satıcıların bir kısmı, bu türden tek bir sitede faaliyet göstermekle sınırlı kalmaz, birkaç tanesinde birden var olurlar. Onlara da multichannel merchant (çok kanallı satıcı) denir.

Peki bu sitelerde satış yapmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir, buna bir göz atalım. Öncelikle avantajlar;

  1. Bir e ticaret sitesi kurmak ve yönetmek karmaşık bir iştir. Bu sitelerde satış yaparsanız bu karmaşık işten sıyrılmış olursunuz.
  2. Kendi e ticaret sitenizi duyurmak, sitenize ziyaretçi çekmek ve onları müşteriye çekmek zorlu ve maliyetli bir iştir. Pazar yeri siteleri ise zaten ciddi bir müşteri portföyüne sahiptir, reklamınızı da yaparlar ve müşteriye daha kolay ulaşırsınız.
  3. Amazon’un FBA programında olduğu gibi bazı çevrimiçi pazarlar, depolama ve teslimat süreçlerini de sizin yerinize gerçekleştirirler. Harcamanız gereken iş gücü ve zamandan tasarruf edebilirsiniz.
  4. Bu siteler size, diğer kanallarla, ödeme platformlarıyla, devletin vergilendirme sistemleriyle ve ülkedeki yaygın muhasebe ve faturalandırma sistemleriyle entegrasyon sağlayabilirler.
  5. SEO‘dan reklama ve çeşitli marketing (pazarlama) araçlarına kadar işinizi kolaylaştıracak bazı ekipmanlardan faydalanma imkânı sunarlar.
  6. Bazıları, affiliate marketing ve dropshipping için imkân sağlarlar.

Gelelim dezavantajlara;

  1. Çevrimiçi pazarların sizlere sağladığı bu olanaklar elbette bedava değil. Tercih ettiğiniz siteye ve sitenin kullandığınız olanaklarına bağlı olarak değişen oranlarda çok çeşitli ücret kalemleri vardır. Hele bir de çok kanallı satıcıysanız bu maliyetler gitgide büyür.
  2. Bu sitelerin kendi kuralları vardır ve satıcıların bu kurallara uyması gerekir. Kendi kurallarınızı koyamazsınız.
  3. Sitenin kodlama altyapısına müdahale etme olanağınız yoktur.
  4. Sizinle benzer ürünü, hatta aynı ürünü satan diğer satıcılarla ve hatta site sahibiyle, aynı çatı altında rekabet etmek durumunda olabilirsiniz.
  5. Sadece izin verilen ödeme yöntemlerini müşterilerinize sunabilirsiniz.
  6. Kazancınız size doğrudan ulaşmaz, çevrimiçi pazar, önce komisyon ve giderlerinizi düşer ve ondan sonra size ulaştırır. Bu da birazcık zaman alabilir.

Dünyadaki en büyük çevrimiçi pazarlar

Web Retailer sitesinde, geçtiğimiz dünyanın en büyük e ticarette pazar yeri siteleri sıralanmıştır. 153 web sitesinin olduğu listenin ilk on sırası şu şekilde biçimlendi:

  1. Amazon
  2. PayPal Mall
  3. eBay
  4. Mercado Libre
  5. AliExpress
  6. Rakuten
  7. Taobao
  8. Walmart.com
  9. JD.com
  10. Etsy

Bu listeye Türkiye’den üç pazar yeri girdi. Bunlar; 23. sıradaki Trendyol, 25. sıradaki N11 ve 35. sıradaki GittiGidiyor’dur. Bu üç site, Ortadoğu sıralamasında ise ilk üçü oluşturuyorlar.