SaaS nedir? Avantajları ve dezavantajları nelerdir?

İşiniz, bulunduğunuz sektör ve işinizin büyüklüğü ne olursa olsun, yanıtını bilmeniz gereken önemli sorulardan biri de şudur: SaaS nedir? SaaS’ın ne olduğu ve ne işe yaradığını bilmeli ve bu tip sistemleri kullanıp kullanmama konusunda net bir fikre sahip olmalısınız. Bu, işinizi yürütmenizde anahtar bir öneme sahiptir. Öyleyse gelin bu soruyu yanıtlayalım.

SaaS nedir?

SaaS nedir? Bu ifade aslında İngilizce bir terimin kısaltmasıdır. Açılımı software as a service‘dir. Yaygın kullanılan Türkçe karşılığı ise servis olarak yazılım‘dır. Hizmet olarak yazılım şeklinde de çevrilmektedir. Peki bu ne demek?

Bir kuruluşun, geliştirdiği bir yazılımı bulut sistemi üzerinden çalıştırdığı, ona otomatik güncellemeler sağladığı, müşterinin yazılıma sonsuza kadar sahip olmayıp ihtiyacı olduğu süre boyunca kullandığı sisteme SaaS denir.

Öncelikle şunu belirtmek gerek, her bulut tabanlı sistem, servis olarak yazılım şeklinde tanımlanamaz. SaaS, bulut bilişim dünyasının çok sayıdaki alt başlığından sadece biridir. IaaS ve PaaS gibi daha pek çok bulut bilişim sistemi de var ama onlar şu an bizim için konu dışı.

SaaS sisteminde ayırt edici iki özellik var:

  1. Yazılımı ve onunla bağlantılı çeşitli hizmetleri aslında satın almazsınız, abonelik sisteminden faydalanırsınız. Yani bir bakıma kiralarsınız.
  2. Burada web tabanlı bir model var. Bilgisayarınıza yazılımı kurmazsınız, yazılımı üreten ve pazarlayan hizmet sağlayıcısı sunucularında yazılımınız çalışır. Siz, ona uzaktan erişim sağlarsınız. Mesela bir web tarayıcı üzerinden kullanabilirsiniz.

Bu sisteme çok sayıda örnek verilebilir. Mesela Gmail gibi e-posta servisleri size ait bir sunucuda ya da bilgisayarda çalışmaz, her şey Google’ın sunucularında olur. Sistem orada çalışır ve e-postalar orada depolanır. Google Dökümanlar ve Microsoft Office 365 gibi çevrimiçi ofis yazılımları da buna örnek verilebilir. Canva ise SaaS tipi bir grafik tasarım süitidir. E ticaret dünyasında ise ilk akla gelen örnek Shopify‘dır.

Bazı yazılımlar her iki modele de sahiptir. Mesela WordPress ve Magento‘nun ücretsiz sürümlerini indirip kendi sunucunuza kurarsınız ama ücretli sürümleri, SaaS nedir sorusuna muhteşem bir örnektir. SaaS uygulamaları sizin sunucunuzda çalışmaz, size bir hizmet olarak gelir.

MailChimp, Zoom, DocuSign, Adobe Creative Cloud, Netflix, Salesforce gibi daha nice popüler örnek burada listelenebilir.

SaaS
SaaS

SaaS’ın geçmişi ve geleceği

SaaS’ın kökenleri 60’lı yıllara kadar uzanmaktadır. Daha o yıllarda ana bilgisayarlar, kendi üzerindeki yazılımı yerel ağdaki diğer bilgisayarlarla paylaşabiliyordu.

90’lı yıllarda internetin gelişmesi, kısaca ASP olarak da bilinen uygulama servis sağlayıcılarının ortaya çıkmasını beraberinde getirdi. Bu alanda başı, ABD merkezli iki girişim çekiyordu: Washington DC merkezli Irvine ve Kaliforniya merkezli Futurelink Corporation.

Bu sağlayıcılar, yazılımları kendi sunucularında barındırmaya ve internet üzerinden müşterilerine kiralamaya başladılar.

SaaS terimi ise ilk kez 90’lı yılların sonlarında kullanılmaya başlandı. O günden beri sistemin işleyişi hiç değişmedi ama sektör devasa büyüme kaydetti.

Özellikle internetin gelişmesi, yapay zekâ alanında atılan devasa adımlar, blok zinciri teknolojisi, sohbet botları, dijital asistanlar gibi bir sürü yeni teknoloji bu sektörü büyüttü.

2017’de yayımlanan bir rapora göre SaaS çözümleri pazarı 2016’da 39 milyar dolardı. 2020’ye kadar 76 milyar dolara çıkması bekleniyordu.

Bir McKinsey & Company raporu, bu pazarın 2024’te 200 milyar dolara ulaşacağını öngördü ama 2019’un son haftalarından itibaren başlayan ve hâlâ devam eden Covid-19 pandemisi bu eğilime devasa bir hız kazandırdı.

Türkiye’de ve dünyada irili ufaklı sayısız şirket uzaktan çalışmaya geçmekle kalmadı, bir kısmı bunu kalıcı hâle getirdi. Yani pandemi bittiğinde buna devam edecekler. Şu bir gerçek ki uzaktan çalışma, kalıcı bir modele dönüşüyor. Bu durum da bulut tabanlı çözümleri, şirketler için daha tercih edilebilir kılıyor. Bu yüzden SaaS sektörünün son zamanlardaki büyümesi, en büyük beklentileri bile geride bırakıyorsa bu şaşırtıcı olmamalı.

Bu büyüme sadece uzaktan çalışma modeli ile ilgili değil. İnternet, yapay zekâ, e ticaret, blok zinciri ve çok sayıda dijital teknolojinin gelecekteki büyümesiyle de doğrudan bağlantılı.

SaaS’ın avantajları

  • Platform ve işletim sistemi bağımsızlığı. Yazılım, web tarayıcısı üzerinden çalıştığı için Windows ya da başka bir platforma mecbur değilsiniz.
  • Zamanınızı kurulum, kişileştirme, güncelleme ve ayarlama gibi işlere daha az harcarsınız. Sistemi bilgisayarınıza kurmakla ve yeni güncellemeleri yüklemekle uğraşmazsınız. Kişileştirme seçenekleri basittir.
  • Verilerin taşınabilirliği kolaydır. Buluttaki verilerinize ve yazılıma her yerden ulaşabilirsiniz. Bu da uzaktan çalışmaya ve mobiliteye olanak sağlar.
  • Departmanlar ve işletmeler arası süreçler birbirine kolaylıkla bağlanabilir.
  • Analitik verilerinize gerçek zamanlı olarak ulaşabilirsiniz. Bu da sizin, verileri tam zamanlı olarak görmenizi kolaylaştırır.
  • Bütün inovasyonlara çok çabuk ulaşabilirsiniz. Yapay zekâ, blok zinciri ve çeşitli diğer teknolojilerin nimetlerinden ilk faydalanan olursunuz.
  • Kalıcı ama pahalı lisanslara ödeme yapmanıza gerek yok. Bu daha düşük maliyetli bir model. Kullandığınız süre kadar kiralarsınız, tasarruf edersiniz. Üstelik servisin farklı kullanıcı tiplerine göre farklı paketleri vardır. Tam paketi kiralamak yerine ihtiyacınız olan özelliği kiralamakla yetinebilirsiniz. Böylece lisans maliyetleri sorun olmaktan çıkar.

SaaS’ın dezavantajları

  • Servis sağlayıcınız teknik bir sorun yaşadığında, internet âlemiyle bağlantısı koptuğunda, sorun çözülene kadar siz de yazılıma ve verilerinize erişemeyebilirsiniz.
  • Servis sağlayıcıları çoğunlukla güncelleme konusunda kullanıcıya çok fazla şans tanımazlar. En son sürümü kullanırsınız. Bu, güncellemekle uğraşmak istemeyenler için bir avantajdır ama yeni özellikleri benimsemek istemeyen, olası yeni sürüm problemlerinden korkan kullanıcılar için bir dezavantajdır.
  • SaaS modeli içinde sadece bir yazılıma abone olmazsınız, bir eko sisteme abone olursunuz. Bu da servis sağlayıcınızı değiştirmeye karar vermeniz durumunda sizi uğraştırabilir.
  • Bulut güvenliği yaygın olarak SaaS için önemli bir sorun olarak görünür.

SaaS’ın gizliliği

Saas nedir sorusuna pek çok yönüyle yanıt verdik. Fakat bir de gizlilik konusu var. Bu konuya, avantaj ve dezavantajların arasında yer vermedim. Çünkü bu biraz tartışmalı bir konu. Burada iki taraf söz konusu.

Birinci taraf, sistemin bulut tabanlı olması nedeniyle onu güvenilmez bulanlardır. Bu tarafın görüşüne göre, verileriniz ve yazılım üzerinde bir kontrole sahip değilsiniz ve bir başkasına ait veri merkezinde barındırılıyor. Servis sağlayıcıya (yani sizin dışınızda birine) güvenmek zorundasınız. İşte bazı çevreler bunun önemli bir sorun olduğu görüşünde. Bu konuda başı çekense Richard M. Stallman’ın Özgür Yazılım Vakfı.

Diğer tarafsa bu sistemi, bulut tabanlı olması nedeniyle daha güvenli bulanlar. Çünkü büyük şirketlerin en yeni şifreleme tekniklerini, kimlik erişim yöntemlerini kullandığını söylüyorlar. Ama karşı çıkanlar da zaten SaaS sunan şirketlerin en güvenilmez şirketler olduğunu söylüyorlar.

Bir SaaS sağlayıcının güvenilir olduğunu anlamak için öncelikle kullandığı şifreleme anahtarlarını, veri gizliliği politikasını, kullandığı yazılımların açık kaynak kodlu olup olmadığını ve şirketin genel itibarını gözden geçirmeniz, size bir fikir verecektir.

CAGR nedir ve nasıl hesaplanır?

SaaS nedir – Kaynaklar

Böylece SaaS nedir sorusunu cevaplamış olduk. Sorularınız veya eklemek istedikleriniz varsa aşağıya yorum bırakabilirsiniz. Bu yazıda faydalandığım kaynakları aşağıdaki bağlantılardan inceleyebilirsiniz.