Bounce rate (hemen çıkma) oranı ve iyileştirme taktikleri

İster e ticaret sitesi, ister içerik sitesi olsun ama hangi türden web siteniz olursa olsun, eğer bounce rate (hemen çıkma) oranınız çok yüksekse web siteniz için alarm zilleri çalıyor demektir. Hemen bir şeyler yapmalısınız. Bu yazıda, ziyaretçilerinizin web sitenizden neden hemen çıktığını ve bu konuda ne yapabileceğinizi konuşacağız. Hadi başlayalım.

Bounce rate (hemen çıkma) oranı nedir ve nasıl hesaplanır?

Bounce rate kavramının Türkçe karşılığı olan hemen çıkma ifadesi bize zaten yeterince fikir vermekte. Bu oranın yüksek olması, web sitenize gelen bir ziyaretçinin, sitenizde hiçbir şey yapmadığını ve çıkıp gittiği anlamına gelir.

Bir ziyaretçinin sayfadan hemen çıkıp gitmesi çok kötü bir şeydir. Eğer sitenizde yazı varsa ziyaretçinin okumadığı, video varsa izlemediği ya da bir e ticaret sitesiyse alışveriş yapmadığı anlamına gelir. Yani bu oranın yüksek olması, web sitenizin amacına ulaşamadığı anlamına geliyor.

Bounce rate oranı, günümüzde analiz yazılımları ile otomatik hesaplanmakta. Tabii ki bunun matematiksel bir formülü var. Formülde kullanılan unsurlar:

  • Rb: Bounce rate (hemen çıkma) oranı
  • Tv: Tek bir sayfayı inceleyen bütün ziyaretçilerin sayısı
  • Te: Sayfaya gelen toplam giriş sayısı

Formül ise şudur: Rb=Tv/Te

Bir ziyaretçinin sayfaya girişi ve çıkışı çok yanlış anlaşılan bir konudur. Ziyaretçi; web sitenizden başka bir siteye giden bir bağlantıya tıkladığında, açık ve kapalı pencereler arasında geçiş yaptığında, adres çubuğuna yeni bir URL yazdığında, geri butonu ile önceki siteye döndüğünde ve oturum zaman aşımına uğradığında sayfadan çıkmış sayılıyorsunuz. Buraya kadar normal.

Fakat pek çok kişi, bir sitede bir sayfaya girip o sayfada hiçbir şey yapmadan geçirilen sürenin sonunda, sayfada kalma süresinin arttığını ve hemen çıkma oranının düştüğünü sanıyor. İşte bu bir yanlış anlama. Bir web sitesi, web tarayıcınızda isterse on saat açık dursun, eğer o sayfada hiçbir şeyi tıklamadıysanız, sadece tek bir sayfada kaldıysanız, hemen çıkma eyleminin gerçekleştiği varsayılır. Ki zaten genellikle, yarım saatin sonunda oturumun sona erdiği de varsayılır.

Bounce rate oranının asıl ölçtüğü şey, web sitesinde geçirdiğiniz süre değildir. Bu süre içinde sitedeki etkinliğinizdir. “Sayfayı açayım, bir kenarda dursun, hemen çıkma oranım düşsün” diyorsanız, aslında yapmanız gerekenin tam tersini yapıyorsunuz demektir.

​Bounce rate oranı, Google sıralamasını etkiler mi?

Bu konuda Google’dan resmî bir açıklama yapılmamış olsa da SEO uzmanlarının gözlemleri, bu oranın yüksek olmasının, Google’daki sıralamanızı aşağıya çektiği ve organik trafiğinizi azalttığı yönündedir.

Backlinko, 11,8 milyon adet Google arama sonucunu analiz etti ve endüstriyel bir rapor hazırladı. Hazırlanan rapora göre, bounce rate oranı ile Google sıralaması arasında yakın bir ilişki var. Raporu okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Daha önce SEO nedir ve neden gereklidir başlıklı bir yazı yayımlamıştık. SEO konusunun neden çok önemli olduğunu görmek için o yazıya göz atabilirsiniz. Ve hemen çıkma oranının Google sıralamasına etkisi, onu da çok önemli hâle getiriyor.

SEO da aslında yanlış anlaşılan bir konu. İnsanlar, arama motorlarına kendilerini tanıtmak için arama motoru optimizasyonu yapmaları gerektiğini sanıyorlar. Hâlbuki, kendinizi o arama motorunu kullanan insanlara tanıtmalısınız.

SEO, sitenizi Google için optimize etmekle ilgili değildir, sitenizi kullanıcılar için optimize etmekle ilgilidir.

Neil Patel

Bu farkı anlamayanlar, insanların arama motorlarına sordukları bir soruya yanıt verme amacıyla değil, sadece sitelerine trafik çekme amacıyla SEO yapıyorlar. Fakat bu kez, gelen her ziyaretçinin, vadedilenle var olan içeriğin ilgisiz olmasını fark ettiğini, siteyi hemen terk ettiğini ve zaman içinde sitenin adının kötüye çıktığını görüyoruz.

​İdeal bounce rate oranı ne kadar olmalı?

Her web sitesinin içeriği, yapısı, amacı ve hedef kitlesi farklıdır. Dolayısıyla farklı kategoriler için ideal bounce rate oranı farklıdır. GoRocketFuel.com’un raporuna göre genel ortalama, %41 ile %51 arasındadır. Kategorilerde ise önemli farklılılar söz konusu.

  • B2C e ticaret sitelerinde %20-45
  • B2B sitelerinde %25-55
  • Lead generation (olası satış yaratma) sitelerinde %30-55
  • E ticaret dışı içeriklerde %35-60
  • Açılış sayfalarında %60-90
  • Sözlükler, bloglar ve portallarda %65-90

Web siteniz, kendi kategorisinde bu değer aralıklarında ise iyi durumdasınız. Bu değerlerin altındaysa harika bir durumdasınız. Ama bu değerlerin üstündeyse durum iyi değil demektir.

Öte yandan trafiğinizin kaynağı da bu orana etki etmektedir. Bakalım:

  • Görüntülü reklamlar: %56,5
  • Sosyal medya: %54
  • Doğrudan girişler: %49,9
  • Ücretli arama: %44,1
  • Organik arama: %43,6
  • Referans bağlantı: %37,5
  • E-posta: 35,2

Bu sonuçlar gösteriyor ki reklam vermek ve sosyal medya paylaşımları ile elde edilen ziyaretçilerin hemen çıkma olasılığı daha yüksek. Doğrudan girişler ve arama motorlarından gelenlerin hemen çıkma olasılığı fena değil. Referans bağlantı ve e-posta bültenleri ise oldukça başarılı sonuç veriyor.

Bounce rate oranını düşürme taktikleri

Şimdi gelelim bounce rate oranımızı düşürmek için ne yapabileceğimize.

1) Bounce rate için SEO çalışmasını gözden geçirmek

Yukarıda belirttiğim üzere sayfanızdaki içerik, anahtar kelimenizle uyumlu değilse, gelen ziyaretçi hemen geri gidecek ve sitenizi bir daha ziyaret etmemeye de özen gösterecektir.

Unutmayın, asıl amacınız Google’da üst sıralara çıkmak olmamalı. Google’da üst sıraya çıkmak amaç değil, amaca giden yolda bir araçtır. Asıl amacınız, insanların, aradığı bilgiye ulaşmalarını sağlamak olmalı. Neil Patel’in yukarıdaki sözlerini hatırlayın.

2) Sayfa açılış hızını yükseltmek

Eğer siteniz çok yavaş yükleniyorsa, ziyaretçiler sitenize tıkladıktan sonra çok hızlı bir şekilde sayfayı karşılarında bulamıyorlarsa hemen geri gideceklerdir. Çünkü burada mili saniyelerle yarışmaktasınız. Ziyaretçilerinizin bir saniyelik bile olsa gecikmeye tahammülü yoktur.

Bu yüzden sayfa yükleme hızınızı gözden geçirin. Eğer yeterli seviyede değilse iyileştirin. Dün yayımladığımız AMP yazımızda bu konuya kısmen değinmiştim.

3) Sayfaya Youtube videoları gömmek

Wistia adlı video barındırma şirketi bir şey keşfetti: Bir sayfaya video eklemek, ziyaretçilerin sayfada geçirdiği süreyi iki katına çıkarıyor. Çünkü insanlar videoyu izlemekle zaman harcıyor. Bu yüzden bu, iyi bir taktik ama videonuz da konuyla uyumlu olmalı.

4) Bucket brigade yerleştirmek

İngilizce kaynaklarda, bounce rate oranını düşürmek için verilen en ilginç tavsiye herhâlde budur. Sayfanıza bucket brigade ekleyin.

Peki bu ne demek? Kelimenin birebir Türkçe çevirisi “kova tugayı”dır. Yaygın kullanılan bir başka çeviri ise “insan zinciri”dir. Bu bir itfaiyecilik terimidir. Eskiden insanlar, yangınları söndürmek için yan yana dizilir ve su dolu kovaları elden ele iletirlerdi. İşte bu terimin kaynağı budur.

İnternetteki neredeyse her sayfada, web sitenin çok ilgi çekici olmayan bir bölgesi vardır. İşte bu bölgelere ilgi çekici öğeler eklerseniz, o bölgeyi işlevsel bölgeler arasındaki bir bağlantı noktasına dönüştürürsünüz. Buna bucket brigade deniyor. Mesela bu bölgelere “biliyor muydunuz” şeklinde başlayan kısa bilgilendirici notlar ekleyebilirsiniz.

5) PPT şablonları

İnsanlar bir yazıyı okuyup okumayacaklarına genellikle ilk paragrafta karar verirler. Bu nedenle ilk paragrafınız etkileyici, meraklandırıcı ve yazım kurallarına uygun ve anlaşılabilir bir giriş oluşturmalı. Peki PPT ne demek? Bu, üç farklı sözcüğün baş harfinden oluşan bir kısaltma:

  • P: Promise (Söz)
  • P: Proof (Kanıt)
  • T: Transition (Geçiş)

Yani ilk paragrafınızda öncelikle ziyaretçinize, aradığı bilgiyi bu sayfada bulabileceğine dair bir söz vermelisiniz. Aranan bilgi ise anahtar kelimede saklıdır. Sonra ziyaretçilerinize, size ve içeriğinize güvenebileceklerine dair bir kanıt göstermelisiniz. Son olarak da onlara, aşağıya kaydırmaya teşvik eden bir geçiş notu vermelisiniz. İşte bu üç özelliğin olduğu bir paragraf, mükemmel bir giriş paragrafıdır.

6) Okunaklı yazmak

Eğer içeriğiniz kolay okunmuyorsa ziyaretçiniz çok çabuk sıkılacak ve gidecektir. Bu da bounce rate oranınızın artmasına neden olur.

Yazım ve dil bilgisi kurallarına uymaya özen gösterin. Sade bir Türkçe kullanın. Sözcüklerin, halk dilinde yaygın kullanılan karşılıklarını kullanın. Çok uzun cümleler kullanmayın. Uzun paragrafları ikiye bölün. Edilgen çatılı cümleleri mümkün olduğunca az kullanın. Yazılarınızı, fazla uzun olmayan aralıklarla alt başlıklara bölün.

Göze iyi görünen bir sayfa teması, rahat okunan bir yazı tipi ve uygun bir karakter boyutu belirleyin.

7) Yazılar arasında bir ağ kurmak

Web sitenizdeki her yazı, aynı sitedeki başka yazılara bağlantı vermeli ve onlardan bağlantı almalı. Ve bu bağlantılar da aldatıcı olmamalı. Mesela okumakta olduğunuz bu yazıda birkaç iç bağlantı var. Yayına girdikten sonra, başka yazılardan da iç bağlantı alacak. İnsanlar, bir yazınızda bilmedikleri bir terim gördüklerinde, o terime tıklayıp sitenizdeki ilgili yazıya gitmeli ve gerçekten bilgi alabilmeli.

Bu, sitenizde geçirilen süreyi önemli oranda arttıracaktır.

8) Reklamda ölçüyü tutturmak

Pek çok içerik yayıncısı, reklamda ipin ucunu kaçırıyor. Elbette ekmeğimizi yayıncılıktan kazanmaya çalışıyoruz ve reklam yayınlayacağız ama gereğinden fazla reklam da ziyaretçiyi kaçırıyor ya da reklam engelleme eklentisi kullanmasına neden oluyor ve uzun vadede gelir kaybına neden oluyor. Reklamda aşırıya kaçmanın üç biçimi var:

  1. Aşırı reklam almak: Gereğinden fazla reklam alırsanız, reklamlar içeriğin önüne geçer. Ziyaretçiler, içeriğinizden faydalanmakta zorlanırlar.
  2. Vinyet reklam: Bir sayfaya tıkladığınızda, karşınıza tüm ekranı kaplayan bir reklam çıkıyorsa ve ancak reklamı kapattıktan sonra görmek istediğiniz sayfayı görüyorsanız, bir vinyet reklamla karşılaşmışsınız demektir. Kullanıcılar bu tür reklamlardan nefret ediyorlar.
  3. Pop-up reklam: Bu reklam türü son derece dikkat dağıtıcı, rahatsız edici, sayfayı yavaşlatan ve kullanışlılığı azaltan bir reklam türüdür.

SWOT Analizi nedir, ne işe yarar ve nasıl yapılır?

Bu hatalara düşmeyin, reklamda ideal oranı tutturmaya çalışın. Reklam konusunda daha fazla bilgi almak için Adsense yazımıza da göz atabilirsiniz.

​Bounce rate – Kaynaklar