Dropshipping sanıldığından zorlu bir iştir

Her yerde olduğu gibi Türkiye’de de e ticaret alanında faaliyet göstermek isteyen kişilerin sayısı hızla artıyor. Öte yandan elinde yeterli sermayesi ve yeterli bilgi birikimi olmayan kişiler buna göre bir iş alanı arıyorlar. İşte bu noktada onlara sihirli bir değnek olarak Dropshipping işi sunulmakta. Peki bu iş gerçekten de öyle mi?

Dropshipping mükemmel bir iş mi?

Öncelikle Dropshipping işinin ne olduğuna kısaca bir bakalım:

Bu iş, kısaca stoksuz satış modeli olarak tanımlanabilir. Bir e ticaret platformunda, elinizde olmayan ama tedarikçisiyle anlaşmanızın olduğu bir ürünü satışa koyarsınız. Müşteri bunu satın aldığında, siz de bu işlemi tedarikçisine yönlendirirsiniz. O da ürünü kargolar ama satıcı olarak sizin bilgilerinizi basar.

Müşteri alışverişini yapar, tedarikçi ya da üretici kârını elde eder, siz de komisyonunuzu alırsınız. Bütün taraflar memnundur. Aracı olarak sizin içinse mükemmeldir. Masraf yapmadan, yorulmadan, karmaşık bilgilere sahip olmadan bir iş yapmış ve gelir elde etmiş olursunuz.

Dropshipping nedir

Anlatılan şey bu. Kulağa harika geliyor. Bu kadarı, pek çok kişinin heyecanlanıp hemen işe girmesine yetiyor. Daha işe başlamadan pek çok kişi villaların, spor arabaların, yatların ve partilerin hayalini kuruyor. Peki bu iş gerçekten bu kadar sorunsuz mu?

Türkiye’de bu işi tanıtan ve öğreten bazı kişilerin bu konuda dürüst davranmadığını üzülerek söylemem gerekiyor. Dünyadaki hiçbir iş bu kadar mükemmel değildir. Eğer birisi size işi mükemmel gibi göstermeye çalışıyorsa, size sadece güzel yanlarını anlatıyor ve zorlu yanlarını gizliyor demektir.

Ecom World‘de daha önce Dropshipping ‘in ne olduğuyla ilgili bir yazının çevirisi yayınladık. Buradan okuyabilirsiniz. O yazıda bu işin hem avantajlarını, hem de dezavantajlarını okuyabilirsiniz.

Bu işin kötü bir iş olduğunu iddia etmiyorum. Bu işi çok güzel bir şekilde icra eden ve ekmeğini kazanan başarılı örnekleri dünyada görmek mümkün. Sadece bu işin de bazı zorlukları olduğuna dikkat çekmek, her işin hem avantajı hem de dezavantajı olduğunu ifade etmek istiyorum. Dropshipping de düzgün ve dikkatli yapılması gereken bir iştir. Güzellikleri olduğu gibi zorlu yönleri de vardır. Ayrıca kısa yoldan zengin olmak gibi gerçekçi olmayan hayaller kurmamalısınız.

Dropshipping ‘in sizi zorlayacak yönleri

Dropshipping işinin güzel yönlerini özetlemek gerekirse;

  1. Çok fazla sermaye yatırımı gerektirmez.
  2. Çok fazla teknik bilgi gerektirmez.
  3. Görece daha az emekle de olur.

Bunları zaten biliyorsunuz, bunlar size bol bol anlatıldı. Peki yeterince anlatılmayan diğer yönleri nelerdir?

Sanıldığı kadar kazandırmaz

Sosyal medyada gördüğüm, Dropshipping eğitim seti satan bir hesap, paylaşımlarında sık sık zengin olma vurgusu yapıyor. Lüks arabalar ve evlerle dolu görseller paylaşıyor. Hâlbuki bu iş öyle devasa kazançlar sağlamıyor.

Bir ek gelir yöntemi olarak elbette yapabilirsiniz. Hatta belki mütevazı evinizi geçindirecek kadar da kazanabilirsiniz. Fakat o anlatılan devasa zenginlik bu işle pek kolay değildir. Dropshipping yaparak Jeff Bezos olamazsınız.

Masraflar sandığınızdan fazladır. Kazanç ise öyle çok değildir. Malın asıl satıcısı olan tedarikçinin, kocaman bir komisyon vermesini beklemeyin. Ayrıca sizin masraflarınız da az değil. Kendi e ticaret sitenizi kurduysanız bunun masrafları var. Mevcut pazar yeri sitelerine kaydolduysanız bunun da ücretleri var. Ayrıca elde ettiğiniz gelirin vergiden muaf olduğunu sanmayın. Ve bütün bunlara karşın müşteriye uygun bir fiyat vermek zorundasınız.

Ürününüzü tanımanız gerekiyor

Ticaretin her türlüsünde olan kural burada da geçerlidir: Sattığın malı bileceksin! Yani bir ürünü satmadan önce bir numunesini kendiniz alıp incelemelisiniz. Ama bunun da bir maliyeti var. Fakat pek çok kişi bunu yapmıyor. Dropshipping konnektörü ile sitesini ya da mevcut pazar yerlerini hiç görmediği, kullanmadığı ürünlerle dolduruyor. Bunun sonucunda ürünü doğru pazarlayamıyor, sorusu olan müşteriye doğru yanıtları veremiyor. Hâliyle satışlar düşüyor, hatta iadeler başlıyor.

Teslimatın uzun sürmesi ve gümrük vergisi

Tüketici, malı sizden aldı diyelim. Bu noktadan sonra hâlâ vazgeçebilir. Çünkü büyük olasılıkla yurt dışındaki bir üreticiden ya da tedarikçiden satış yapıyorsunuz. Örneğin Çin‘den. Ama müşteri sizden alışveriş yaparken, ürünün kendisine Türkiye’deki bir yerden birkaç gün içinde ulaştırılmasını bekliyor. Ama ürün yurt dışından geldiği için teslimat çok uzun sürüyor.

Müşteri bu noktada ya alışverişi iptal etmeye kalkışıyor ya da sabredip ürünü aldıktan sonra teslimat hızınızdan dolayı size düşük puan veriyor ve olumsuz yorum yazıyor. Bu da sonraki satışlarınıza olumsuz yansıyor.

Bu kadarla sınırlı değil. Eğer satış yaparken malı yurt dışından getirtiğinizi ve gümrük vergisinin alıcı tarafından kapıda ödenmesi gerektiğini belirtmeyi unuttuysanız bu, müşteri için tam bir sürpriz olabilir. Müşteri bu ödemeyi reddedip ürünü almayabilir ve ürün geri gider. Hem bir satış iptal olur hem de müşteri memnuniyetsizliğinden dolayı, sonraki ticari faaliyetinize olumsuz yansır.

İadelerin sorunlu olması

Bu işin en çok can sıkan kısmı, iade sürecidir. Müşteri aldığı ürünü iade etmek isterse ortalık fena karışıyor. Müşteri malı sizden aldı, üzerinde sizin bilgileriniz var. Fakat iade etmek isterse ona, yurt dışındaki bir adresteki başka bir kuruluşa kargolaması gerektiğini söylemek durumundasınız.

Sonra ürün yurt dışına gidecek ki uluslararası kargo hem daha uzun süren bir iş hem de farklı prosedürleri var. Sonra da para iadesi ya da ürün değişimi için sancılı bir süreç başlayacak. Müşteri satıcının kim olduğunu tam olarak anlayamayacak. Bu süreci doğru yönetemezseniz insanların size olan güveni sarsılır ve siz kaybedersiniz. Haberiniz olsun.

Daha iyi bir Dropshipping için gerekenler

Yukarıda Dropshipping işinin olumsuz yönlerini size anlattım. Bunlara dikkat etmeden bu işe giren, hatta müşteri memnuniyetsizliğini sorun bile etmeyen pek çok kişi birkaç satıştan sonra bu işi sürdüremiyor.

Fakat daha yukarıda bu işi doğru bir şekilde yapıp sürdürenlerin olduğunu da söyledim. Peki doğru bir şekilde yapmak için ne gereklidir?

  1. Dürüst ve şeffaf olun: Gümrük vergisi gibi ek masrafların müşteri tarafından ödeneceğini satışı yaparken açıkça belirtin. Teslimatın biraz uzun sürebileceğini belirtin. Ürün hakkında gerçekçi olmayan bilgiler vermeyin. Olası iade süreçlerinde müşteriye yardımcı olun. İnsanların güvenini kazanmaya çalışın. Böylece iade sorununu daha az yaşarsınız
  2. Ürünlerin gümrük vergilerini öğrenin: Her ürünün sınırdan geçerken ödenecek olan gümrük vergisi oranı aynı değildir. Bazıları daha düşüktür, bazılarında ise belki hiç yoktur. Bunlar her ülkenin yasal mevzuatlarda belirlenmiştir. Türkiye’de de bellidir. Mümkün olduğunca daha az gümrük vergisi oranına sahip olan, hatta mümkünse bu oranın sıfır olduğu ürünler için Dropshipping yapmayı düşünebilirsiniz. Ayrıca ülkeler arasında serbest ticaret anlaşmalarını öğrenin. Bu anlaşmalar pek çok üründe gümrük vergilerinin düşmesini, hatta tamamen ortadan kalkmasını sağlıyor.
  3. Sattığınız ülkeden tedarikçi bulun: İkinci maddedeki öneriye alternatif olarak yurt içinden tedarikçi bulma yolunu da seçebilirsiniz. İster ABD’de, ister Avrupa Birliği sınırlarında, ister Çin’de, isterseniz Türkiye’de stoksuz satış yapıyor olun, eğer müşteriniz ile tedarikçiniz aynı ülkede bulunuyorsa hem gümrük vergisi ödemezsiniz, hem nakliye masrafları azalır, hem de ürünün müşteriye ulaşması süreci kısalır. Bu yüzden hangi ülkede satış yapıyorsanız o ülkeden bir tedarikçi bulun. Bu, sizin pek çok sorununuzu çözecektir. Tedarikçi bulmak için Alibaba alternatifleri ile ilgili yazımıza göz atabilirsiniz.
  4. Ürününüzü tanıyın: Satacağınız ürün hakkında çok iyi bilgi sahibi olun. Ürünü pazarlarken bu bilgileri kullanın. Gerçeği yansıtan bilgiler verin. Müşteri bir soru sorduğunda bu soruları içtenlikle yanıtlayın. Böylece iade kâbusunu minimum düzeyde yaşayacaksınız.